• Funda Muslu

  • 9.072

  • 9 Ekim 2018

  • 0

  • 6

Serhan’dan Oya’ya Ayrılık Şiiri

Ufak Tefek Cinayetler’in bu akşam yayınlanan 36. Bölümünde Serhan’ın okuduğu şiir izleyenlerin beğenisini topladı. Sesinin oldukça güzel olduğunu bildiğimiz Mert Fırat, dizi için bu defa da farklı bir yönünü sergilemiş oldu. Şükrü Erbaş’ın “Senin Korkularını Benim İnceliğimi” şiiriyle duygusal anlar yaşandı. Aşkları arapsaçına dönen Serhan ve Oya aşkına çok yakışan bu şiir, ilişkilerini resmen özetledi.

Serhan'dan Oya'ya 2. Şiir (Sen Beni Severdin)

İşte o şiir:

Ayrılık ne biliyor musun?

Ne araya yolların girmesi,

ne kapanan kapılar,

ne yıldız kayması gecede,

ne ceplerde tren tarifesi,

ne de turna katarı gökte.

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,

birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.

Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,

duvarlara dalıp dalıp gitmesi.

Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık.

Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin.

Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.

Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya.

İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı,

hüznün arması ayrılık.

O küçük ölüm!

Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.

Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından gidip ağzını yıkadığında başlamıştı.

Ben bulutları gösterirken,

‘bulmacanın beş harfli yemek sorusuna’ yanıt aramanla halkalanmış,

‘Aşkın şarabının ağzını açtım, yar yüzünden içti murt bende kaldı’

türküsü tenimde düğümlenirken, odadan çıkışınla yolunu tutmuş,

Dağlarda öldürülen çocukların fotoğraflarını bir kenara itip,

‘bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı? ‘

diye sorduğunda varacağı yere varmıştı çoktan.

Şimdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını,

bir yaprağın düşmesi kadar ancak, acısı ve ağırlığı olduğunu.

Bir toplama işleminin sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını.

Boşluğa bir boşluk katmadığını, kar yağdırmadığını yaz ortasında….

Ne mi yapacağım bundan sonra?

Ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce.

Şiir yazmayacağım bir süre,

Fotoğraflarını güneşe koyacağım, bir an önce sararsınlar diye.

Hediyelik eşya satan dükkanların önünden geçmeyeceğim.

Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu, bir gül ağacının dibine dökeceğim.

Falcı kadınlara inanmayacağım artık.

Trafik polislerine adres sormayacağım,

Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye….

Ne yapacağımı sanıyorsun ki?

Tenin tenime bu kadar sinmişken,

ömrüm azala azala önümden akarken,

gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..

Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,

bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.

Yazar: Funda Muslu

#ufaktefekcinayetler

Eskişehir Anadolu Üni. Kimya mezunu. Kimya onun için vazgeçilmez olsa da, Medya ve Teknolojiye ilgisini geliştirerek, hayatına bu yönde devam etmekte.

20 yazı yazmış
Profilini Gör
YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.